5 Nisan 2013 Cuma

bekle beni




Konstantin Mikhailovich Simonov 1930'lu yıllarda yaşamış bir gazeteci. Kızıl yıldız ve savaş bayrağı gazetelerinde muhabirlik yapıyor. Tam o sıralarda ikinci dünya savaşı patlak veriyor. Alman ordusu, Sovyetler Birliğine giriyor. Gazetesi tarafından savaş muhabiri olarak cepheye gönderiliyor. Muhabirliğin yanı sıra, rütbeli bir asker oluyor.


Sevdiği bir kadın var, Valentina Serova. Cephedeyken, devamlı ona şiirler, mektuplar yazıyor. Çoğundan Valentina'nın haberi yok. Onun için bu önemli değil. Her dakika aşkını fısıldamak istiyor, bir yerlere kazımak. Bu denli çok seviyor bu kadını.

Bombaların patladığı, kurşunların havada uçuştuğu bir gece, yine Valentina düşüyor aklına. Bu sefer başka hissediyor, yüreği acıyor. Bir daha görememe korkusu beynini uyuşturuyor. O gece işte meşhur 'Bekle Beni' şiiri yazılıyor. Simonov, Valentina'dan beklemesini istiyor.

Daha sonra Simonov, izne çıkan asker arkadaşından bu şiiri bir gazeteye ulaştırmasını istiyor. Asker bu şiiri ulaştırıyor. Savaşın her yeri kuşattığı o yıllar, bu şiir askerlerin sevdiklerine yolladığı adeta bir mektup halini alıyor. Herkes tarafından ezberleniyor, sayısız bestesi yapılıyor. Bu şiirin, Ortadoks kutsal metinlerinden sonra Rus halkı tarafından en çok okunan ikinci yazı olduğu söyleniyor.


Savaş bitiyor. Simonov, Valentina'ya kavuşuyor. Ama hiç bir şey eskisi gibi olmuyor. Sevdiği kadının o eski kadın olmadığını farkediyor. Valentina ünlü bir aktris olmuş, hergün adı bir aktörle anılıyor. Simonov belki de Valentina'yı kırmamak adına onu terkediyor.

1975'te Valentina ölüyor. Cenazesine katılmıyor Simonov. Ertesi gün Valentina'nın mezarında bir saksı menekşe ve üzerinde 'Zhdi Meny*' yazılı bir not bulunuyor. Daha sonra bu, Simonov'a sorulduğunda gülümsemekle yetiniyor. 1979'da kendisini bekleyen kadının yanına gidiyor.

 


Bekle Beni

Bekle beni, döneceğim ben
Çok  çok, bıkmadan  bekle!
Sarı yağmurların
Hüznü basınca,
Kar kasıp  kavururken,
Kızgın  sıcaklarda – bekle
Uzak  yerlerden mektuplar kesilince
Bekle  beni
Birlikte bekleyenlerin  beklemekten
Usandığına bakma, bekle
Bekle beni,  döneceğim
Unutmak  zamanı geldiğini
Ezbere bilenleri
Hayırla  anma!
Varsın oğlum, anam
Hayatta  olmadığıma inansın,
Dostlarım  beklemekten usansın,
Ocak başında  toplanıp
Acı şarapla
Yad etsinler beni
Sen  bekle. Onlarla  birlikte
İçmekte acele etme
Bekle beni;  döneceğim,
Bütün ölümleri çatlatmak için  döneceğim!
‘Şansı varmış…’ desinler,
Beklemedikleri için,
Beni bekleyerek
Düşman ateşinden  nasıl
Koruduğunu anlayamazlar
Sağ  kalışımın sırrını yalnız
Senle ben  bileceğiz-
Bütün sır  -senin
Başkalarının bilmediği gibi beklemeyi  bilmende

Konstantin Mihavloviç  Simonov
(Çev: NYalaza  Taluy)


Seneleer geçiyor ve Ezginin Günlüğü de ona nefis bir beste yapıyor. Dinlenmeye doyulmuyor.



*Bekle beni

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder