14 Mayıs 2013 Salı

afraid of loving you



Karşısındaki kadına sevdiğini bir karikatür yardımıyla ilan eden bir adamdı sonuçta. Başka konularda susmanın kelime anlamını bilmezken, iki kelam güzel laf etmek onun için dünyanın en zor meselesiydi.


Asker arkadaşından halliceydik, odunduk ama eğlenirdik, sıkılmazdık, beraberken en güzel bizdik. Biliyorum ki dalga geçtiği şeyler en hoşuna giden şeylerdi. Niye böylesin diye sorduğumda akpye oy verenler gibi düşün, sorsan sevmezler ama oyları hep onadır. Güldüm bu söylediğine. Ne güzel güldün lan öyle diye de ekledi. Mutluydum böyle. Alışmıştım. İkimizin de egosu zerre kadardı. Duyurmak yerine hissettirmeyi çok iyi bildi. Duymadım ama çok hissettim.  Ama öyle bir vakit geldi ki, hissedemedim de. Söyledim, söyledi, sensiz olmaz bile dedi. Yanlış olur, yanlış yaparım sensiz dedi. Dediği doğruydu. Çok yanlış yaptı sonra.



Benim yaptığım tek hataysa mutluluğumu tek birşeye bağlamak. Varsa hayat çiçek böcek, yoksa hayat mutsuzluğun dibiydi bana göre. Ayrıydık ama o sihirli bağla birbirimizin önüne düştük hep. İkimizde başka karakterler yaratmıştık artık ve birbirimize bu karakterlerle cevap verdik. Serttim ben, o da daha kırılgan.  O sihirli bağ da eridi sonra. Yalancı karakterlerimizi bile öldürmüştük. Tekrardan yenisini yaratmak ikimizi de yorucu geldi. O sihirli bağ eridi. Yerime yenileri kondu. Takip ettim her adımlarını. Hayatında sarfetmediği sözler, kolaylıkla diline gelebilmiş bir başkası karşısında. 


Ama dün bir mesajını aldım. Diyor ki bi adaylığını koysan oyum yine sana. Dedim ee başkaları? Dedi; sana bırakma beni dedim, ben yanlış yaparım. O an uğraştığım projeyi kenara bırakıp, yorganı kafama çektim. Hayatımın en uzun gecesiydi.


Hiç yorum yok :

Yorum Gönder