17 Temmuz 2013 Çarşamba

Brazzaville | Pillow from Home




"Hangi şarkısı en güzel" gibi bir soruyu aklıma düşürmek gibi bi gaflette bulundum ve 1 saattir youtubeta bunun cevabını arıyorum. Bilmeyen varsa hemen bu muazzam grubun şarkılarına dalmaya, bilenleri de bu sorunun cevabını bulmamda bana yardımcı olmaya davet ediyorum. Efendim, karşınızda Brazzaville.

Aslında bu grup, ülkemizde epey bi meşhur. Bunda grubun esas oğlanı David Brown'un bir İstanbul aşığı olmasının payı büyük : 

"İstanbul’u inanılmaz ilham verici buluyorum. Hayatımda gördüğüm en ilham  verici şehirlerden biri. Hayat, hareket ve heyecan dolu. Hem derin bir tarih hem de canlı bir şimdiki zaman hissi veriyor. Gerçekten çok gürültülü! Ezan sesini çok seviyorum (her ne kadar beni sabah erken saatte uyandırsa da). İstanbul’un bütün seslerini seviyorum; satıcıların, taksilerin, martıların… Bu daha böyle gider."

Grup İstanbul'da ilk kez 2005 yılında konser vermiş. O konser sonrası sevgili Davidciğimizin İstanbulla arasında hoş bir bağ oluşmuş. 2006 yılında yayınladıkları albümde İstanbul'dan ilham alarak yaptığı 'Bosphorus' ve 'Taksim' adında iki şarkı yer alıyor. David Brown bununla da yetinmemiş olacak ki, 2009'da Türk müzisyenlerle bir araya gelerek yayınladığı 'Brazzaville in İstanbul' adında dinlemeye doymamalık bir albüme de sahip.

Her fırsatta Türkiye'ye ve insanlarına olan hayranlığını dile getiren bu grup, hafif cazımsı, indie müzik yapan, müziğinden çok samimiyetiyle kendinde hayran bırakan bir grup aslında. Şubat ayında Ankara'da verdikleri konser esnasında dinleyicilerle her an kontak halinde olup bizlerle sohbet ederek, egolarından arınmış bir şekilde nasıl kaliteli müzik yapılır, bir nevi ders vermiş oldular. Kesinlike canlı dinlenmesi gerekenlerden.

Mütemadiyen kendine has bir tadı var bu grubun. Bazı isimlerin yerine başkalarını dinlersin eksikliğini giderir belki. Ama Brazzaville'nin tadını, tarzını başka bir şarkıda bulmak zor der ve giderim.








6 yorum :

  1. brazzaville 'the clouds in camarillo' en iyisidir bence:)
    gözünü kapatıp dinleyeceksin.. yöntemi bu^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet o da muazzamdır:) teşekkürler..

      Sil
    2. dün brazzaville konserine gitmiş şanslı bir insan olarak tekrardan geleyim dedim. david brown var ya hayatımda gördüğüm en tatlı amerikan olabilir. barcelonada yaşıyor belki de ondandır içinde bir akdeniz sıcaklığı var:)
      ellerimi kollarımı kaldırarak ve en yüksek sesimle bağırarak 'the clouds in camarillo'yu istedim ve canlı canlı dinledim ya.. oh pek bi mutluyum :D

      Sil
    3. konseri mi varmış dün? dünyadan haberim yok şu sıralar:) aynen katılıyorum, ayran budalası gibi izlemiştim adamın hareketlerini, pek bir sevecen:)

      Sil
  2. Bosphorus şarkısının bir hikayesi de vardır. David Brown İstanbul'a ilk konseri için geldiğinde bir kızla tanışır, kız okumak için Almanya'ya gidecektir. David bunun üzerine kıza bir daha geri dönmezsin herhalde demiştir. Kız da ona kendisinin boğaz ile nişanlı olduğunu, çünkü yıllar önce bir boğaz seferi sırasında nereye giderse gitsin sonunda hep İstanbul'a geri dönme dileğiyle yüzüğünü voğazın sularına attığını ve böylece boğaz ile nişanlanmış olduğunu söyler. David'de bu öyküyü şarkı haline getirirse kızdan klipte oynama sözü almış ve şarkı kaydedildikten sonra david'in tekrar istanbul'a yolu düştüğünde şarkının klibi çekilmiştir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bunu duymamıştım, ne kadar hoş bi hikayesi varmış böyle:) Şarkı daha bi tatlı geldi kulağıma. teşekkürler:))

      Sil