18 Kasım 2013 Pazartesi

Sarah Blasko | All I Want




Gelsin diye heyecanla beklediğimiz ve nihayet vuslata erdiğimiz Ankara ayazından herkese iyi akşamlar. Daha on gün önce, hasta olmuyorum ben artık ya diye ortalarda dolanırken, bünyemde oluşan bir big bang sonrası, bitki çayları, ilaçlar, peçete rulosu ve ben mutualist bir yaşam sürmeye başladık. Cidden uzun bir süredir böylesine şiddetli bir grip geçirmemiştim. Sanırım hasta olmanın nasıl bir şey olduğunu unutmuş olacağım ki, inanılmaz alın ağrısı, foşur foşur burun ve göz akıntısı, alev gibi yanmama rağmen ölümüne titreme nöbetleri eşliğinde, neymiş, başka bir şehire gezmeye gidecekmişim. Gezginci ruhumuz bitmeden akıllanacağımı sanmıyorum ama sanırım bundan sonra bünyemdeki garip reaksiyonlara biraz kulak vermeliyim. Neyse, size ben, Sarah Blasko'dan bahsetmiş miydim?

Yine Avustralya, yine güzel ses, yine güzel şarkılar. Avustralya'nın bağrından kopup gelmiş, kilisede şarkı söylerek bu işe adımını atmış, çekirdekten yetişme bu kızımızın bildiğim kadarıyla 4 tane albümü var.  Sara Lov da olduğu gibi, yine benim kendi sesimi "bu ses mi acaba" diye sorgulamama sebep olan, çok hoş bir sese sahip. Sesinden ben kendisine 20 yaşı layık gördüm ama kendisi 37 yaşındaymış. İnsan gerçekten hayret ediyor.




2 yorum :

  1. Sarah Blasko'yu çok sevdim. ve ayrıca güzel blogger arkadaşlarım ve Barış Bıçakçı sayesinde Ankara'yı da sevdim ya.. daha da büyük konuşmam ben. söyleyeyim dedim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ankara ilk başta değil de kıyısına köşesine yavaş yavaş anı bırakınca seviliyor.Tuhaf bi havası var ben de çözemedim beş senedir:)

      Sil