14 Ekim 2014 Salı

#28

Meydan okumayı unutmadım, sadece kitap ismi düşünmeye üşenecek kadar şu meşhur salgının kurbanıyım. Kendimi iyi hisseder hissetmez kaldığım yerden devam. 

Bu da gecenin listesi

2 Ekim 2014 Perşembe

#17 En Sevdiğim Kitabın En Sevdiğim Alıntısı | #27



Aşkın, acının ve devrimin kadını, Frida Kahlo'nun hayatının anlatıldığı, yürek dağlayan kitap, "Aşk ve Acı" 'dan seçtim alıntıları.

"Çıkış yolunun güzel olacağını ve asla geri dönmeyeceğimi umarım." Frida Kahlo'nun güncesine yazdığı son cümle.

Yine aynı kitaptan;

"İnsanın kanını tükettiği gibi ben de gözyaşımı tüketiryorum. Gözyaşı, kanın negatif baskısıdır. Sonuçta aynı şeydir. Sözcüklerin, bedenin akması, sıvılaşmasıdır. Kabuk tutmayan yaraların sıvılaşmasıdır. Tabii, eğer insanın kökleri kurumuyorsa."



1 Ekim 2014 Çarşamba

#16 Sevdiğim Kadın Karakter | #26



Biliyorum çok sıkıcıyım, 86. Paulo cevabım ama bu sorunun cevabı benim için Veronika yani. Beni de düşündürmedi değil bu durum ama özellikle kitabın bazı yerlerinde ağır empati  gerektirdiğinden beni çok fazla etkileyen bir karakter oldu kendisi.





Ayrıca Zihin'in cevabı da aklımı çelmedi değil. Patti'yi bir roman karakterine indirmek istemiyorum ama hayatıyla, hayalleriyle, şarkılarıyla, yaşadığı aşklarıyla çoğu kişi için tüm zamanların en sevilen karakteri olmuştur, özellikle de "Çoluk Çocuk" kitabıyla.

Bu da gecenin listesi en huzurlusundan ;


30 Eylül 2014 Salı

#14 Filmi çekilen ve mahvedilen kitap | #15 En sevdiğim erkek karakter

#14 Filmi çekilen ve mahvedilen kitap

Bu soruyu dün yanıtlamamanın sebebi aklıma birşeyin gelmemesi, o yüzden bugünle birleştirmeye karar verdim. Film izleme konusunda çok başarısızım, bir filmi 3 günde izlerim çünkü sıkılırım. Kitabı olan filmler de anca kitabı çok sevmem lazım ki öyle izleyeyim. Mesela Harry Potter. Kitabı okuduktan seksen sene sonra izledim filmleri. Neyse çok uzattım, cehaletimi sırtlanıp bu soruyu boş geçiyorum.

#15 En sevdiğim erkek karakter



Balık hafızamı zorladığımda, kitapları karıştırdığımda aklıma gelen karakter "Yeşil Yol"dan John Coffey oldu. Bak bunun filmini izledim, hatta ilk filmi izleyip kitabını öyle okudum. Dev cüsseli ama çok narin, merhametli bir karakterdi John. Ama neden mahkum edilmişti, o kısım yok bende. Bu postu bitirdikten sonra kitapta onu arıyor olacağım muhtemelen. Bu arada sorular çok zorlamaya başladı beni, size de öyle oldu mu? Biraz daha düşünsem, kesin cevabım değişir şuan. O yüzden daha fazla düşünmeden hemen yayınlaya basacağım zira bu meydan okumayı gelecek sene bitirmeye niyetim yok.

28 Eylül 2014 Pazar

#12 Hem sevip hem nefret ettiğim kitap | #13 En sevdiğim yazar


Bu meydan okumayı nasıl benimsediysem artık, yazamadığımda vicdan azabı hissediyorum. Bu son olsun deyip kaldığımız yerden devam edelim.

#12 Hem sevip hem nefret ettiğim kitap



Bunun için tereddüt etmeden seçtiğim kitap budur. Okurken sıkıldım da ama aynı zamanda ne olacak diye merak ettim de, değişik bir kitap yani. Kitap şuan elimde değil. Kitaba dair ne hatırlıyorum diye hafızamı zorladım, tek hatırladığı mistik güçlere ilgisi olan bir kız ve onun bir takım arayışları. Vah benim balık hafızam.

#13 En sevdiğim yazar

Tabi ki tek bir isimle yetinmeyeceğim. Paulo Coelho'yu başta söylemeliyim sanırım, çünkü saplantılı bir şekilde bir tek bu adamın kitaplarını alıp okuyorum. Çoğu kitabıyla da aşk yaşadık. Diğer bir isim de John Steinbeck. Fareler ve insanlarla başlayan yolculuğumuz şuan Gazap Üzümleri ile devam etmekte. Adı geçmezse raftaki kitapları rüyama girecek olan isim Gabriel Garcia Marquez. Ayrıca karizma kontenjanından Paul Auster. Çok oldu ama son olarak da Peyami Safa. Lise yıllarımda iflah olmaz bir Peyami Safa okuruydum. Deneme tarzı kitapları dışında bütün romanlarını okudum. Sanırım kasvetli ve sıkıcı ruh halim biraz da onun kitaplarından yadigar.  Biraz daha uzatırsam bir kaç isim daha eklerim sanıyorum, en iyisi bir Calexico şarkısı bırakıp gitmek.


26 Eylül 2014 Cuma

#11 Nefret Ettiğim Kitap




Nefret demeyelim de, kitabı bitirmek için gereken sabrı kendimde göremedim diyelim biz ona. İlerlemeyen konu, diyalogların anlamsızlığı, paragraf başı değişen zaman örgüsü, anlatırken bile içim sıkıldı ay. Kitabı elime almışken bir daha başlayayım diyorum ama sanıyorum zeka düzeyim yine bu kitap için yetersiz kalacak, üzgünüm.

25 Eylül 2014 Perşembe

#10 Evimi hatırlatan kitap



Şuan burnumda tüten ve muhtemelen yıkılmış olan Ankara'daki ufacık tefecik evimi baz alırsam kesinlikle cevabım bu. Vize dönemi bitiminde, kar yağarken oluşan o sessizlikte elime bu kitabı almıştım ve uzun uzadıya okumuştum. Şuan hikayeyi tam hatırlayamıyorum ama bu da yaşanmış bir hikaye ve bana anımsattığı şey tamamen evdeki o atmosfer. 


23 Eylül 2014 Salı

#9 Sevmem sanıp da sonunda sevdiğim kitap | #25




Paulo Coelho'nun çoğunu okuyup sevmişimdir gerçi ama, bu kitaba biraz ön yargılı başladım çevre baskısı yüzünden. Kitabın başlarında cidden sıkıldım, ilerlemek bilmedi, sonra nasıl oldu bilmiyorum aktı gitti kitap. Kitap somut bir arayışı konu alsa da, bulunan soyut cevapların aslında daha tatmin edici olduğunu vurguluyor. Kitapta iç dünyaya dönüş ve hesaplaşmalar var bol bol. Sanırım beni etkileyen kısım da bu oldu. Severim böyle öze yolculukları.

#6 Hüzünlendiren | #7 Kahkaha Attıran | #8 Abartılmış Bulduğum Kitap

Bu sene leyleği havada gören helloradio geri döndü. Bu fire olayını hiç sevmiyorum ama işte ayağımın tozuyla telafisini de yapıyorum efendim. Başlıyoruz.

#6 Seni hüzünlendiren kitap


Zihnin bu gün için yazdıkları aynen benim için de geçerli. Bu meydan okuma sayesinde farkettim ki, mutsuz, depresif, ağlamalı özellikle biyografi-otobiyografi kitaplar kitaplığımda resmen egemenliklerini ilan etmişler, bayrak dalgandırıyorlar. Dolayısıyla 6. gün için birçok kitap seçtim. Bunlardan biri Patti Smith'in 'Çoluk Çocuk'u. Çoğu kişinin sıkılıp yarısında bıraktığı kitabın son sayfalarında ağlamamak için gözlerimi tavana dikmişliğim vardır. Ve kitap bitince de Patti ve Robertla bir miktar kafayı yemişliğim. O yüzden bu kitabın adı geçmeliydi buralarda.

"Hep birinin Fridası olmak istedim" demiş Patti Smith. Ah be canım, tam ben de onu diyordum. İkinci kitap da, bir Frida Kahlo biyografisi, Aşk ve Acı. İçerisinde, Frida'nın Diego'ya yazdığı mektuplar da bulunuyor. Ay her satırı hüzün. Gel sen bir daha düşün Patti.



Ya daha listeyi çok uzatasım var. Mesela yine bir biyografi olarak, Amy Winehouse'un babası Mitch Winehouse'un yazdığı "Kızım Amy". Bir diğeri "Anne Frank'ın Hatıra Defteri". Yine yaşanmış bir hikaye, Nazi faşizminden kaçan yahudi bir kızın günlüğü. Sanırım bu kadarı yeter.

#7 Sana kahkaha attıran kitap

Sanırım daha önce kahkahalarla güldüğüm bir kitap okumadım. Ama merak etmeyin, sizin yazdıklarınızı not aldım.

#8 En abartılmış bulduğun kitap

Kendi cehaletimden mi acaba diye yazmaya çekinirken, yazılanları okuyunca öyle rahatladım ki. Kesinlikle Elif Şafak'ın 'Aşk'ı. Mino'nun Dünyası hislerime tercüman olmuş, kendisine de teşekkür ederiz efendim. 

9. günü günün ilerleyen saatlerine bırakıyorum zira düşünürken sabahı edebilirim gibi geldi şuan. 


18 Eylül 2014 Perşembe

#4 En Sevdiğim Serinin En sevdiğim Kitabı



Harry Potter'a gönül vermiş birine böyle zalimce soru sorulabilir mi yahu gece gece derin düşüncelere gark oldum. First is best felsefemden yola çıkarak Felsefe Taşı diyorum ve 4. günü de son dakikada kapatıyorum.

17 Eylül 2014 Çarşamba

#2 Üç kere ya da daha çok okuduğum kitap | #3 En sevdiğim kitap serisi


Tabi ki benden bekleneni hakkıyla yerine getirdim ve 2. günden verdim fireyi. İnternetin gazabına uğradım dün, o yüzden 2 ve 3. günü bir arada yazıyorum.

#2 Üç kere ya da daha çok okuduğun kitap

Bir kitabı bir kereden fazla okuyamıyorum, ne kadar çok sevsem de. Okumaya niyetlensem ya sayfaları atlayarak, ya altına çizdiysem çizdiklerimi ya da sadece son bir kaç sayfasını okuyorum. Bu maddeyi görünce aklıma bir kitap geldi o da Mavi Saçlı Kız. Yanılmıyorsam 5.sınıfa geçmiştim ve ayda bir kez bu kitabı okumak gibi bir rutin edinmiştim. Mutlaka duymuşsunuzdur bu kitabı, kanser hastası bir kızın günlüğü. Kitaplığımdaki en aşınmış, en yıpranmış kitap da bu haliyle. Her yaşımda melankolimi değişik biçimlerde yaşıyorum farkettiyseniz.


#3 En Sevdiğin Kitap Serisi

Ya tabiki de Harry Potter. Yeni kitabı çıkınca yaşadığım heyecanı hiç bir kitapta yaşamadım sanırım. Hala, serinin tamamını okumuş biriyle saatlerce tartışacak kadar heyecanlanıyorum ve hala tam bir harry potter fun girlüm. Bu kitap seçimlerimle çılgın ergenlik dönemime de ışık tutmuş oldum,  sonraki gün yeni itiraflarla görüşmek üzere, esen kalın.

15 Eylül 2014 Pazartesi

#1 Geçen Sene Okuduğum En iyi Kitap


                                                                           

Bu maddeye ne yazacağım diye düşünürken rafta bu kitabı görünce başka bir şey düşünmeme gerek kalmadı.  Kitabı sevip sevmemek o anki psikolojiyle çok alakalı bence. Artık nasıl psikopat bir dönemime denk geldiyse, bitirdikten sonra romanın karakteri Mino'nun yazdığı o naif mektupları defalarca okudum. Hatta dün akşam aklıma gelmişken tekrar okudum. 

"Bir gün bana giden yolu tarif eder misiniz? Ben kendim ulaşmayı beceremiyorum; yokuş var, güven vermiyor bana. Sizin içiniz bile daha düz. Ve yakın. Yürüyebileceğim mesafede. Saçlarınızı aralayıp, ensenizden öpüyorum."

Bu da bu kitabın listesi;

14 Eylül 2014 Pazar

Book Challenge



Zihnin Arka Sokakları, 30 gün sürecek bir meydan okuma başlatmış. Tabi ki hemen atladım ben de. Benim gibi okuduğu kitabı unutanları, "o hangi kitaptaydı ya" diye gece uykusundan uyananları meydan okumaya davet ediyorum. Sandalyeleri kitaplığın önüne çekeceğiz, neler okuduk gözden geçireceğiz, ayrıca birbirimize kitap tavsiyesi vermiş olup yeni kitap almak için bahanelerimize bahane ekleyeceğiz ne güzel. 

Listenin türkçesini Fermina paylaşmış, oradan da takip edebilirsiniz. İlk gün yarın. Başlayan haber versin, takipte olacağım bizzat!


14 Ağustos 2014 Perşembe

8 Ağustos 2014 Cuma

#22



Herkes buradaysa kaldığımız yerden devam ediyoruz. Ailenizin playlistçisi geri döndü.


26 Haziran 2014 Perşembe

#21



Yaz sezonunu tam da şuan açıyorum ben, eşlik etmek isteyene çok güzel liste hazırladım.


2 Haziran 2014 Pazartesi

Eye of the Needle




Sevgili Sia-severler, sizi bu tarafa alalım, zira özlenen Sia stiliyle Eye of the Needle huzurlarınızda.

28 Mayıs 2014 Çarşamba

güzel şeyler #4

Vallahi başlığı yazarken bile bir garip oldum. Güzel şeylere hepimizin aç olduğunu biliyorum. Keşke saksı gülü olsaydım dedirten o günlerin bir sonu var mı bilmiyorum ama azıcık bazı güzel şeyler:

Mezun olmama 10 gün gibi komik bir rakam kaldı. Dolayısıyla Ankara'dan ayrılmama da. Giderken böğürerek ağlamam olası lakin mezuniyet yakın, meşaleyi yakın arkadaşlar siz yine de.




Velhasıl teziydi, makalesiydi, sunumuydu derken son demlerimi yaşadığım şu günlerde Lana Del Rey'in 17 Haziranda çıkacak Ultraviolence albümünün ilk kaydı West Coast'ı dinlemeden uyuyamıyorum.  Biraz mutsuz edici, biraz isyan ettirici ama böyle tatlı tatlı yapıyor tüm bunları. En güzel şarkısına imzasını atmış bence bizim Lana kız. İşin içinde Dan Auerbach'in olmasından mıdır bilmiyorum ama albümden beklentiler büyüyor şahsen. Klibi de tam bir Lana klibi, şapkadan tavşan çıkarmamış. Şu son 10 gün balkonda bu şarkı eşliğinde sigara yakmaya devam edeceğiz biz, sizi de bekleriz.



Bir diğer yayınlanan kayıtsa Shades of Cool. Ben daha bugün dinledim. Bu da böyle salıncakta sallanmalık,  serin yaz akşamı şarkısı. Sev-dim. Hadi haziran gelsin de dinleyelim bütün albümü.



27 Eylülde İstanbul Hayal Kahvesinde buluşalım. Çünkü Blonde Redhead geliyor arkadaşlar. Sonbaharı depresif ruh halimizle karşılamak için güzel bir seçim gibi geliyor bana. 



Son güzel şeyse, Coldplay'in Ghost Stories albümü yayınlandı. Sindire sindire dinleme aşamasındayım. Bilahare bu konuya geleceğim ama Ink'e dikkat çekip gidiyorum.





27 Nisan 2014 Pazar

#20




Cağnım Saçaklı, yarın ofiste dinlesin diye liste hazırladım. O yarın dinlesin, biz de şimdi.

23 Nisan 2014 Çarşamba

Feist




Neşe doluyor mu insan pek bilemiyorum ama, bugün 23 Nisan! Herkesin bayramını kutlar, daha neşe dolu yarınlar dilerim. Açılış konuşmamdan sonra, bugünkü şeker sesli hanım kızımıza geçiyorum efendim.

Uzun zamandır dinlememiştim, hatta unutmuştum ki, So Sorry le tekrar yâdıma düştü kendisi. Leslie Feist, Kanadalı müzisyen. Sanatkâr bir aileye mensup ve benim daha Spice Girls danslarını taklit etmeye çalıştığım yaşlarda kendi grubunu kurup müzik hayatına başlamış. Punk, metal, elektronik, el atmadığı müzik türü yok.  En son bir indie oluşumu olan Broken Social Scene grubunun bir üyesi olarak da üne kavuşmuş sevgili Leslie. Hem bu grupla hem de solo olarak yoluna devam edip 1999 yılında ilk albümü Monarch'ı çıkarmış.  Dediğim gibi bir çok tarza el attı, birçok ismin albümünde yer aldı, çeşitli reklam ve kampanyalarda sesini duyduk. İsmini hiç bilmeseniz de bir yerden çok tanıdık gelecek Feist. Özellikle de şuradan:



Daha da fazlası için Feist huzurlarınızda;



11 Nisan 2014 Cuma

mim #3




En sevdiğim bloglardan birinin, sevimli sahibi Bayan Silvia tarafından mimlenmişim efendim. Bana böyle müzikli sazlı sözlü mimlerle gelin. Hazır, gecelik listeyi hazırlamışken, küçükken kral tv listeleriyle yaptığımız şarkı falının benzerini yapıp eski ritüellerimizi yad edelim birlikte dedim. Geçiyoruz kurallara;

1) Müzik listeni hazırla, shuffle moduna al. (iTunes, Windows Media Player, vs.)
2) Her bir soru için "bir sonraki şarkı" tuşuna bas.
3) İşgüzarlık yok. Çıkan şarkı her neyse, onu yaz.
4) Dilediğini mimle.
5) Mimlenen sensen, mutlaka yap.
6) Tadını çıkar!



Biri sana iyi misin diye sorduğunda ...
Feist | So Sorry  (kedi söyledi)

Kendini nasıl tanımlarsın ?
Arcade Fire | We used to wait

Bir erkekte/kadında neyden hoşlanırsın ?
Zülfü Livaneli | Özgürlük 

Bugün kendini nasıl hissediyorsun ?
Lana Del Rey | Young and Beautiful ( ahah yapma! )

Hayat amacın ne ?
Yüzyüzeyken Konuşuruz | Sanırım sarhoşsun

Motton ...
Cat Power | I found a reason

Arkadaşların senin hakkında ne düşünüyor ?
Franz Ferdinand | Can't stop feeling

Ailen senin hakkında ne düşünüyor ?
David Bowie | Space Oddity 

Sıklıkla ne düşünürsün ?
Cage the Elephant | Come a little closer ( sıklıkla demeyelim de biz ona ahaha )

2+2 ...
Bloc Party | This Modern Love

En iyi arkadaşın hakkında ne düşünüyorsun ?
Eddie Vedder | Hard Sun ( ya bizde böyle )

Yaşam öykün ?
Coldplay | Clocks 

Büyüdüğünde ne olmak istersin ?
Kings of Leon | Wait for me

Sevdiğin kişiyi gördüğünde ne düşünüyorsun?
Brazzaville | The clouds in camarillo 

Düğününde dans müziğin ne olacak ?
Chris Isaak | Somebody's Crying ( ahaha)

Cenazende ne çalacak ?
Moby | Porcelain (ay en sevdiğim cevap!)

Hobin ?
Gotye | Somebody that i used to know

En büyük korkun ?
Fikret Kızılok | Ama babacığım

En büyük sırrın ?
The Black Keys | Lonely Boy

Şuan ne istiyorsun ?
Blonde Redhead | Misery is a butterfly

Arkadaşların hakkında ne düşünüyorsun ?
Young the Giant | It's about time



 Elif ve Verba Volant, sizi mimliyorum, listeyi de şuraya biryerlere iliştirip gidiyorum.




8 Nisan 2014 Salı

güzel şeyler #3



Siz, şimdiden müptelası olduğumuz Magic'in klibini seyrededurun, ben de kalan eşyalarımı kolileyim. Malum, evim yıkılıyor.

18 Mart 2014 Salı

Sia | Chandelier



Sia yeni albümünün ilk singleını yayınladı, camiaya hayırlı olsun arkadaşlar. Bu kez farklı bir Sia albümüyle karşılaşacağız gibi duruyor. Daha hareketli, daha pop. Şarkıyı çok sevsem de dinleyenlerin ilk tepkisine ben de katılmadan edemiyorum: "Çok fazla Rihanna". Zaten o da farkındaymış kendisine yanlışlıkla tam teşeküllü bir pop şarkısı yaptığından. Valla Sia'nın kredisi bende bol bildiğiniz üzere. Ben yine bu şarkıları sabahtan akşama dinler, çekilip bir köşeye depresyona girerim efendi efendi.



12 Mart 2014 Çarşamba

berkin


Bir kardeşimiz olacağını öğrenince babam abimle bana, "İnsanların kalbi çok büyüktür çocuklar, ne kadar büyük severseniz sevin, o kalp dolmaz, herkesin sevgisine yetecek kadar yeri vardır kalbin" dedi. Kardeşimi çok sevdim. Sevgisi hiç ağırlık yapmadı ki abimi hiç bir zaman daha az sevmedim. Biliyordum ki insan kalbi büyüktü.
Annemin safkan Türk olmaması, başka bir ülkede doğup büyümesi, babamın ona gönlünü kaptırması bazı safkan akrabalarımın zoruna gitti, ama onları da sevdim. Burnuma hızma taktığım için ateistsindir de sen şimdi diyen dershane hocamı da sevdim. En yakın arkadaşım farklı bir etnik kökenden, o benim ruh ikizim, öyle bir sevdim. Söylenilenlerin hiçbiri gücüme gitmedi ki. Zira ne alman olmak, ne türk olmak ne ateist olmak, ne kürt olmak, ne eşcinsel olmak, ne ermeni olmak, olmaları, olmanız hiçbiri ağırlık yapmadı, yaparsa vicdanımı insanlığımı sorgularım. 
Küçücük çocuğun ölümünü ağzına sakız edip, acıları yarıştıranlar, vicdanınızı birgün bastırdığınız yerden çıkartırsınız diye sizi bile seviyorum. Olur da birgün kötü düşünceler beyninizi terkeder de pişman olup o çocuğun ruhuna rahmet dilersiniz diye. Berkin'i seviyorum Esma'yı da. Ateisti de, deisti de. Sağı da, solu da. ODTÜlüyü de seviyorum Boğaziçiliyi de. Blogger arkadaşlarım sizi de çok seviyorum, insan kalbi o kadar büyük ki.


8 Mart 2014 Cumartesi

Coldplay | Ghost Stories





Coldplay, 19 Mayısta yeni albümlerini yayınlıyormuş arkadaşlar, dünyadan haberim yok yine görüldüğü üzere. Kendileri benim alternatif müziği yeni yeni tanıdığım ağır ergenlik dönemi gruplarımdan. O yüzden çıkan her haberle yine heyecanlanıyorum yine heyecanlanıyorum. 

İki şarkı da paylaşılmış hatta, ilki Midnight ;




Diğeri de Magic;




Önce Midnight'ı dinlediğimde trouble, viva la vida, hani warning sign? diye ağladım biraz. O çok şahsına münhasır Coldplay şarkılarından değil Midnight, daha elektronik sounda sahip. İnternetteki yorumları okudum da yalnız değilmişim, o yüzden bir Coldplay şarkısını fütursuzca eleştirme hakkını kendimde bulmuş olabilirim arkadaşlar. 
Magic ise benim şimdiden dilime dolandı. Albüm çıksın da, şu diğer hayalet hikayelerini de dinleyelim bakalım, zira çok özlemişim Coldplay dinlemeyi.


Güzel şeyler



Bütün gün, çeşitli zaman dilimlerinde anlamsızca bu videoyu izleyip anlamsızca gülüp durdum. Yapıyorum arada öyle. 

28 Şubat 2014 Cuma

#17



Evden biri gidince oluşan o boşluk duygusunu ne yapıyoruz arkadaşlar? Şunları dinlerken bir el atsak.



14 Şubat 2014 Cuma

Russian Red




Artık bu İspanyol kızımızı bilmeyen yoktur zira çok adı geçti buralarda. Bu gece de elim hep onun şarkılarına gitti, dedim kulaklarını beraber çınlatalım. Russian? Rus? İngilizce? İspanyol? Evet. Asıl ismi Lourdes Hernández olan bu hanım kızımız 1985 Madrid doğumluymuş. Küçük yaşlardan beri dinlediği ingilizce şarkılar, bu dile olan ilgisi ve bittabi müziğe olan yatkınlığıyla birlikte ingilizce şarkılar yazıp söylemeye başlamış. Birgün Brian Huntla yolları kesişmiş ve yayınladıkları demolarla hatrı sayılır bir dinleyici kitlesine ulaşmış. Sonra demiş madem ben bu yola girdim, en güzel sahne ismi benim olmalı, ne olsun, ne olsun, en sevdiğim ruj rengi olan Russian Red olsun. Gerçekten böyle mi düşündü bilmiyorum ama bir Lourdes mantığıyla benim de sahne ismim kinda sexydi şuan. Neyse ki sesim berbat.

I love your glasses ve Fuerteventura adında iki albümleri var. Bir albüm daha çıkaracaklardı, çıkardılar mı çıkmak üzere mi bilmiyorum. Bilen varsa tıklatırsa sevinirim. Folkla rockın böyle tatlı tatlı harmanlandığı türde şarkılar dinlemeyi severim diyorsanız, sizi hemen şöyle alalım.

5 Şubat 2014 Çarşamba

#16


Sırf alarmı kurmadan uyuyacağı için kendini dünyanın en mutlu insanı addedip, en çok yumuşatıcı kokan pijamayı seçmek için vakit harcayan psikopatlar, toplanın bize liste hazırladım.


1 Şubat 2014 Cumartesi

Ne dinledik #3


Uzun zamandan sonra atomic soda olsun, boat behind olsun, bayılana kadar dinlediğim şarkıları tekrar tekrar dinlemek çok iyi geldi. Bu listenin en çok dinleneni sevgili Jamesciğimin Breaking hearts'ı olmuş, en az dinleneni ise MFÖ'nün İstedim'i. Hadi bakalım iyi dinlemeler.